İstasyon Caddesi GÜN PLAZA No:48 Kat:2 LÜLEBURGAZ
Lüleburgaz çocuk psikiyatri
dr cansın ceylan

Lüleburgaz'da Ergoterapi

Çocuğunuzun günlük yaşam becerilerini, okul başarısını veya oyun kurma yeteneğini desteklemek mi istiyorsunuz? Lüleburgaz ergoterapist hizmetlerimizle, bireylerin yaşam kalitesini artırmayı ve bağımsızlıklarını güçlendirmeyi hedefliyoruz. Kliniğimizde uygulanan duyu bütünleme terapisi, ince motor beceri çalışmaları ve dikkat geliştirici aktiviteler ile gelişimsel süreçleri profesyonelce destekliyoruz. Otizm, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) veya gelişimsel gecikmelerde, kişiye özel ergoterapi programlarımızla yanınızdayız. Lüleburgaz’daki uzman desteği için hemen randevu oluşturun.

Lüleburgaz'da Çocuk Psikiyatristi

Çocukluk ve ergenlik dönemi, ruhsal gelişimin en hassas evreleridir. Lüleburgaz çocuk psikiyatristi arayışınızda, kliniğimiz bilimsel ve etik yaklaşımlarla yanınızda. Uzm. Dr. Cansın Ceylan yönetimindeki kliniğimizde; Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), Otizm Spektrum Bozukluğu, Kaygı (Anksiyete), Sınav Kaygısı ve Ergenlik Dönemi sorunlarına yönelik tanı ve tedavi hizmetleri sunulmaktadır. İlaçlı tedavi (farmakoterapi) ve psikoterapi yaklaşımlarını bütüncül bir şekilde ele alarak, çocuğunuzun ruh sağlığını ve akademik başarısını destekliyoruz. Lüleburgaz ve Trakya bölgesinde uzman çocuk psikiyatrisi desteği için randevu alabilirsiniz.

Lüleburgaz'da Dil terapisti

Lüleburgaz’da dil ve konuşma bozuklukları konusunda uzman desteği mi arıyorsunuz? İletişim, bireyin sosyal ve akademik başarısının temelidir. Kliniğimizde, Lüleburgaz dil terapisti hizmetleri kapsamında; gecikmiş konuşma, kekemelik, artikülasyon (harf yutma/karıştırma) bozuklukları ve ses bozuklukları gibi alanlarda profesyonel değerlendirme ve terapi desteği sunuyoruz. Her danışanımızın ihtiyaçlarına özel olarak hazırlanan terapi programlarıyla, iletişim engellerini birlikte aşıyoruz. Lüleburgaz’daki uzman kadromuzla tanışmak ve detaylı bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Bize Ulaşın

Ergenlerde Kendine Zarar Verme Davranışı

Ergenlerde Kendine Zarar Verme Davranışı: Nedenleri, Belirtileri ve Tıbbi Yaklaşım

Ergenlik dönemi; biyolojik, sosyal ve ruhsal değişimlerin en yoğun yaşandığı, duygu durumunun hızlı dalgalandığı bir süreçtir. Bu dönemde bazı gençler, baş edemedikleri yoğun duygusal acıyı dindirmek, hissizlikten kurtulmak veya yardım çağrısı olarak bedenlerine kasıtlı olarak zarar verebilirler. Tıbbi literatürde "İntihar Amaçlı Olmayan Kendini Yaralama Davranışı" olarak da geçen bu durum, aileler için son derece korkutucu olsa da, doğru tıbbi müdahale ve yaklaşımla yönetilebilir bir süreçtir.

Kendine zarar verme davranışı; sadece bir "dikkat çekme çabası" olarak görülmemeli, altında yatan ruhsal veya nörobiyolojik nedenlerin araştırılması için bir Çocuk ve Ergen Psikiyatristi tarafından acilen değerlendirilmelidir.

Kendine Zarar Verme Nedir ve Neden Ortaya Çıkar?

Bu davranış; gencin cildini kesmesi, yakması, tırmalaması veya kanatması şeklinde görülebilir. Genellikle kollar, bacaklar veya karın bölgesinde görülür. Ergenler bu davranışı çoğu zaman ölmek için değil, yaşadıkları yoğun ruhsal gerilimi bedensel bir acıyla değiştirmek ve anlık bir rahatlama sağlamak için yaparlar.

Bunun altında yatan temel mekanizmalar şunlardır:

Duygu Düzenleme (Regülasyon) Zorluğu: Ergen beyninde duyguları kontrol eden merkezler henüz tam olgunlaşmamıştır. Genç, öfke veya üzüntüyü sözel olarak ifade edemediğinde bedensel dışavuruma yönelebilir.

Hissizlikten Kurtulma: Yoğun depresyon veya travma yaşayan gençler, bazen "hiçbir şey hissetmedikleri" (duygusal uyuşukluk) anlarda, yaşadıklarını hissetmek için acıya başvurabilirler.

Kendini Cezalandırma: Yoğun suçluluk duygusu veya düşük benlik saygısı, gencin kendine öfke duymasına neden olabilir.

Tedavide Neden Çocuk Psikiyatristi (Hekim) Şarttır?

Kendine zarar verme davranışı, tek başına bir hastalık olabileceği gibi; Depresyon, Bipolar Bozukluk, Sınırda (Borderline) Kişilik Özellikleri veya Otizm Spektrum Bozukluğu gibi daha karmaşık bir tablonun belirtisi de olabilir.

Bu nedenle sürecin yönetimi mutlaka bir tıp doktoru olan Çocuk ve Ergen Psikiyatristi liderliğinde yapılmalıdır:

Risk Değerlendirmesi: Hekim, bu davranışın intihar riski taşıyıp taşımadığını tıbbi olarak değerlendiren tek yetkili uzmandır.

Ayırıcı Tanı: Davranışın altında yatan nörobiyolojik nedenler (örneğin dürtü kontrol bozukluğu) tespit edilir.

Medikal Tedavi: Dürtüselliği azaltmak, duygu durumunu dengelemek veya eşlik eden depresyonu tedavi etmek için gerekli ilaç tedavileri hekim tarafından düzenlenir.

Aileler Ne Yapmalı? Nasıl Tepki Vermeli?

Ebeveynlerin bu durumu fark ettiklerinde verdikleri ilk tepki, sürecin gidişatını belirler.

Sakin Kalmaya Çalışın: Bağırmak, suçlamak ("Bize bunu nasıl yaparsın?") veya cezalandırmak; gencin daha fazla içine kapanmasına ve davranışın artmasına neden olur.

Yaraları Kontrol Etmeyin: Sürekli vücudunu kontrol etmek, çocukta baskı yaratır. Bunun yerine duygularına odaklanın: "Canının yandığını görüyorum, senin için endişeleniyorum ve sana yardım etmek istiyorum."

Profesyonel Destek Alın: "Zamanla geçer" veya "Ergenliktir yapar" diyerek beklemek risklidir. Bu bir tıbbi yardım çağrısıdır. Vakit kaybetmeden bir uzmana başvurun.

Güvenliği Sağlayın: Evdeki kesici ve delici aletlere ulaşımı kısıtlayın, ancak bunu bir "cezaevi gardiyanı" tavrıyla değil, koruyucu bir önlem olarak yapın.

Sonuç

Kendine zarar verme davranışı, gencin baş edemediği duygusal yüklerin bir sonucudur. Bu yükü gencin tek başına taşıması beklenemez. Tıbbi değerlendirme, ilaç tedavisi (gerekirse) ve psikoterapi ile gençler duygularını yönetmeyi öğrenebilirler. Önemli olan, bu süreci şefkatle ve bilimsel yöntemlerle yönetmektir.

Çocuğunuzla ilgili herhangi bir endişeniz varsa derhal çocuk psikiyatristi ya da acil servise başvurunuz. İntihar riski durumunda 112'yi arayın.

Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Çocuğunuzun durumu ile ilgili özel değerlendirme ve öneriler için lütfen uzman bir çocuk psikiyatristine danışınız.