İstasyon Caddesi GÜN PLAZA No:48 Kat:2 LÜLEBURGAZ
Lüleburgaz çocuk psikiyatri
dr cansın ceylan

Lüleburgaz'da Ergoterapi

Ergoterapist Ceren Ermiş

Lüleburgaz'da Çocuk Psikiyatristi

Uzman Doktor Cansın Ceylan

Lüleburgaz'da Dil terapisti

Dil ve Konuşma Terapisti Mervenur Ceylan

Bize Ulaşın

Çocuklarda Yeme Bozukluğu Neden Olur?

Çocuklarda Yeme Bozukluğu Neden Olur?

Çocuklarda yeme bozuklukları tek bir nedenle ortaya çıkmaz. Üstelik “yeme bozukluğu” sözü, farklı yaşlarda görülen farklı sorunlar için kullanılabilir: Bir çocuk yiyeceğin dokusuna dayanamadığı için yemeklerini kısıtlayabilir; bir başkası boğulmaktan korktuğu için yemekten kaçınabilir. Bir ergende ise kilo alma korkusu, beden algısıyla ilgili yoğun düşünceler veya kontrol kaybıyla yeme dönemleri ön planda olabilir. Benzer görünen yeme davranışlarının nedenleri farklı olabileceği için önce yaşanan güçlüğü tanımlamak gerekir.

Yaşa Göre Yeme Güçlükleri Nasıl Farklılaşır?

Bebeklik ve erken çocuklukta yeme güçlükleri çoğunlukla beslenme sırasında yaşanan bedensel rahatsızlıklar, çiğneme ve yutma becerileri, duyusal hassasiyetler veya yeme deneyimleriyle birlikte değerlendirilir. Okul öncesi dönemde yeni yiyeceklere temkinli yaklaşmak da görülebilir; bu durum tek başına bir bozukluk değildir.

Kaçıngan/kısıtlı yiyecek alımı bozukluğunda (ARFID) çocuk veya ergen, yiyeceklerin duyusal özellikleri, yemeye ilginin azlığı ya da boğulma ve kusma gibi sonuçlardan korkma nedeniyle beslenmesini belirgin biçimde kısıtlar. Bu kısıtlamanın temelinde kilo alma korkusu veya beden biçimiyle ilgili bir kaygı bulunmaz.

Ergenlikte görülen anoreksiya nervoza, bulimiya nervoza ve tıkınırcasına yeme bozukluğunda ise beden görünümüyle ilgili düşünceler, besin alımını kısıtlama, kontrol kaybıyla yeme veya yediklerini telafi etmeye yönelik davranışlar değerlendirilir. Bu bozukluklar daha küçük yaşlarda da başlayabilir ve her cinsiyetten çocuğu etkileyebilir.

Bebek ve Küçük Çocuklarda Beslenme Güçlüğünün Nedenleri

Bedensel Rahatsızlıklar

Yemek yemek çocuk için ağrıya veya rahatsızlığa eşlik ediyorsa beslenme zorlaşabilir. Reflü belirtileri, kabızlık, ağız ve diş sorunları, besin alerjisiyle ilişkili yakınmalar veya başka sindirim sistemi sorunları değerlendirilmesi gereken olasılıklar arasındadır.

Örneğin yutarken ağrı yaşayan bir çocuk yemekten kaçınabilir. Başlangıçta bedensel bir yakınmayla ilişkili olan kaçınma, yakınma düzelse bile sürebilir. Bu nedenle belirgin yeme güçlüğünü yalnızca “iştahsızlık” veya “davranış sorunu” olarak yorumlamak yeterli değildir.

Çiğneme ve Yutma Becerileri

Bazı çocuklar yaşlarına uygun kıvamdaki yiyecekleri çiğnemekte, lokmayı ağız içinde yönetmekte veya güvenli biçimde yutmakta zorlanır. Pütürlü yiyecekleri reddetme, öğünlerin çok uzun sürmesi, yemek sırasında sık öğürme veya öksürme bu açıdan değerlendirilmelidir.

Yemek yerken sık öksürme, boğulur gibi olma veya yutma güçlüğü varsa tıbbi değerlendirme gerekir. Böyle bir durumda çocuğu yemeye zorlamak yerine güçlüğün nedeni araştırılmalıdır.

Duyusal Hassasiyetler

Bir yiyeceğin kokusu, görüntüsü, sıcaklığı veya ağızdaki dokusu bazı çocuklar için belirgin ölçüde rahatsız edici olabilir. Çocuk yalnızca belirli kıvamlardaki yiyecekleri kabul edebilir; farklı iki yiyeceğin tabağında birbirine değmesine bile tepki verebilir.

Duyusal hassasiyetler otizm spektrum bozukluğu dâhil bazı nörogelişimsel durumlarla birlikte görülebilir. Ancak seçici yiyen her çocuk otizmli değildir; otizmli her çocukta da yeme bozukluğu bulunmaz. Duyusal tepkinin beslenmeyi ve günlük yaşamı ne ölçüde etkilediği önemlidir.

İştah ve Yemeye İlgi

Bazı çocuklar açlıklarını daha az ifade eder, yemek için etkinliklerine ara vermek istemez veya küçük miktarlarda yiyerek öğünü bitirir. İştahın dönemsel değişmesi olağan olabilir. Bununla birlikte beslenme miktarı sürekli yetersiz kalıyorsa, büyüme etkileniyorsa veya besin eksikliği gelişiyorsa nedenlerin araştırılması gerekir.

İlaç kullanımı, bedensel hastalıklar ve ruhsal durum da iştahı etkileyebilir. Bu yüzden uzun süren iştahsızlıkta yalnızca çocuğun yemek saatindeki davranışına bakılmaz.

Korku Yemekten Kaçınmaya Nasıl Yol Açar?

Boğulma, kusma veya yemek sonrasında yoğun ağrı yaşama gibi bir deneyim, bazı çocuklarda yeniden yemek yeme korkusu oluşturabilir. Çocuk önce olayı hatırlatan bir yiyecekten, ardından benzer kıvamdaki başka yiyeceklerden kaçınmaya başlayabilir. Zamanla güvenli bulduğu yiyeceklerin sayısı azalabilir.

Bu korku çocuğun gerçekten yaşadığı bir olayın ardından başlayabileceği gibi, böyle bir olaya tanık olmak veya olabileceğini düşünmekle de ilişkili olabilir. Değerlendirmede “Hangi yiyeceği reddediyor?” kadar “Yersem ne olacağından korkuyor?” sorusu da önemlidir.

Ergenlikte Yeme Bozukluklarının Gelişiminde Neler Rol Oynar?

Genetik ve Biyolojik Yatkınlık

Araştırmalar, yeme bozukluklarının gelişiminde genetik ve biyolojik etkenlerin rol oynadığını göstermektedir. Bu, aile öyküsü olan her ergende yeme bozukluğu gelişeceği anlamına gelmez. Yatkınlık, bireyin yaşantıları ve çevresel etkenlerle birlikte değerlendirilir.

Beden Algısı ve Kilo Baskısı

Ergenlikte bedenin değişmesi, görünüşe verilen önemin artması ve başkalarıyla karşılaştırmalar bazı gençler için zorlayıcı olabilir. Kilosu veya bedeni hakkında alay edilmesi, dış görünüşüne ilişkin sürekli yorumlar ve çevresinden algıladığı baskı yeme davranışını etkileyebilir.

Sosyal medyada görülen beden idealleri de bazı ergenlerin kendilerini değerlendirme biçimiyle ilişkili olabilir. Ancak tek başına sosyal medya kullanımı yeme bozukluğunun nedeni olarak gösterilemez. Gencin bu içerikleri nasıl yorumladığı ve başka hangi güçlükleri yaşadığı birlikte ele alınmalıdır.

Katı Diyetler ve Kısıtlayıcı Yeme

Bazı ergenlerde süreç “daha sağlıklı beslenme” veya kilo verme isteğiyle başlayabilir. Zamanla yiyeceklerle ilgili kurallar katılaşabilir; öğün atlama, belirli besinleri tamamen çıkarma veya yedikten sonra yoğun suçluluk duyma ortaya çıkabilir. Kısıtlayıcı yeme ve beden memnuniyetsizliği, ileriye dönük araştırmalarda bazı yeme bozukluklarıyla ilişkili bulunmuştur.

Bununla birlikte diyet yapan her ergende yeme bozukluğu gelişmez. Değerlendirmede yeme davranışının ne kadar katılaştığı, gencin düşüncelerini ne ölçüde meşgul ettiği, büyümesini ve sağlığını nasıl etkilediği incelenir.

Ruhsal Güçlükler ve Yaşam Olayları

Kaygı, depresif belirtiler, obsesif kompulsif belirtiler, zorlayıcı yaşam olayları veya yoğun stres yeme bozukluğuna eşlik edebilir. Bunların ilişkisi her zaman aynı yönde değildir: Bir ruhsal güçlük yemeyi etkileyebilir; yetersiz beslenme de duygu durumunu ve düşünme biçimini etkileyebilir. Bu nedenle değerlendirmede eşlik eden durumlar araştırılır, fakat yeme bozukluğu tek bir psikolojik nedene bağlanmaz.

Ailenin Tutumu Yeme Bozukluğuna Neden Olur mu?

Bir çocuğun yeme güçlüğü tek başına ebeveynlerin davranışıyla açıklanamaz. Özellikle çocuk az yediğinde ailelerin kaygılanması ve daha çok yemesini istemesi anlaşılır bir tepkidir. Bununla birlikte ısrar, pazarlık veya baskı bazı çocuklarda öğünlerdeki gerginliği artırabilir. Araştırmalarda çocukların yemekten kaçınması ile ebeveynlerin yeme konusunda baskı uygulaması arasında iki yönlü bir ilişki de gösterilmiştir: Ailenin tutumu çocuğun davranışına tepki olarak gelişebilir.

Ergenlerde de aileyi suçlamak değerlendirmeye yardımcı olmaz. Ailenin rolü, belirtileri fark etmek, bedensel riskleri ciddiye almak ve gerekli olduğunda tedavi sürecine katılmaktır.

Nedenin Anlaşılması Tedaviyi Nasıl Değiştirir?

Aynı “yemiyor” yakınması için uygulanacak yaklaşım, altta yatan duruma göre değişir. Yutma güçlüğü yaşayan bir çocuk, kokulara yoğun duyarlılığı olan bir çocuk ve kilo almaktan korkan bir ergen aynı değerlendirme ve destek planına ihtiyaç duymaz.

Çocuk ve ergen psikiyatrisi değerlendirmesinde yeme davranışının başlangıcı, çocuğun yemekten kaçınırken ne yaşadığı, bedenine ilişkin düşünceleri, büyüme ve kilo seyri, eşlik eden ruhsal belirtiler ve günlük yaşamı incelenir. Bedensel bulgulara göre çocuk hekimi; beslenme becerilerine göre dil ve konuşma terapisti veya ergoterapist; besin alımına göre diyetisyen değerlendirmesi de gerekli olabilir.

Çocuğun kilosunun normal görünmesi bir sorunu dışlamaz. Hızlı kilo kaybı, beklenen kilo artışının olmaması, besin çeşitliliğinin ciddi biçimde daralması veya tekrarlayan kusma ayrıca değerlendirilmelidir. Beslenme güçlüğü sürdüğünde büyüme, besin gereksinimleri, bedensel sağlık ve sosyal yaşam etkilenebilir; bu sonuçlar her çocuk için kaçınılmaz değildir.

Ne Zaman Gecikmeden Yardım Alınmalı?

Beslenmenin belirgin biçimde azalması, büyümede duraklama, hızlı kilo kaybı, yemekten yoğun korkma, tekrarlayan kusma veya yeme davranışının okul ve aile yaşamını belirgin etkilemesi durumunda değerlendirme düşünülmelidir. Sıvı alamama, bayılma, belirgin halsizlik, çarpıntı, yemek sırasında boğulma belirtileri veya kendine zarar verme riski varsa tıbbi değerlendirme geciktirilmemelidir.

Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır; bireysel tanı ve tedavi değerlendirmesinin yerine geçmez.

Kaynaklar

Goday PS ve ark. Pediatric Feeding Disorder: Consensus Definition and Conceptual Framework. Çocukluk çağı beslenme güçlüklerinin tıbbi, beslenme, beslenme becerisi ve psikososyal alanlarla birlikte değerlendirilmesine ilişkin uzlaşı metni. (PubMed)

Estrem HH ve ark. A US-Based Consensus on Diagnostic Overlap and Distinction for Pediatric Feeding Disorder and Avoidant/Restrictive Food Intake Disorder. Pediatrik beslenme bozukluğu ile ARFID arasındaki ortak ve ayrışan yönler. (PubMed)

Hornberger LL, Lane MA. Identification and Management of Eating Disorders in Children and Adolescents. Pediatrics. 2021;147(1). (American Academy of Pediatrics)

National Institute of Mental Health. Eating Disorders: What You Need to Know. Yeme bozukluklarındaki biyolojik, psikolojik ve sosyal etkenlere ilişkin bilgilendirme. (National Institute of Mental Health (NIMH))

Stice E ve ark. Risk Factors that Predict Future Onset of Each DSM-5 Eating Disorder. Beden memnuniyetsizliği, kısıtlayıcı yeme ve diğer risk etkenlerini inceleyen ileriye dönük araştırma. (pubmed.ncbi.nlm.nih.gov)

Watson HJ ve ark. Genome-wide association study identifies eight risk loci and implicates metabo-psychiatric origins for anorexia nervosa. Nature Genetics. 2019;51:1207–1214. (pubmed.ncbi.nlm.nih.gov)

Jansen PW ve ark. Bi-directional associations between child fussy eating and parents’ pressure to eat. Çocukların seçici yeme davranışı ile ebeveyn tepkileri arasındaki iki yönlü ilişkiye ilişkin araştırma. (pubmed.ncbi.nlm.nih.gov)

Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Çocuğunuzun durumu ile ilgili özel değerlendirme ve öneriler için lütfen uzman bir çocuk psikiyatristine danışınız.