İstasyon Caddesi GÜN PLAZA No:48 Kat:2 LÜLEBURGAZ
Lüleburgaz çocuk psikiyatri
dr cansın ceylan

Lüleburgaz'da Ergoterapi

Ergoterapist Ceren Ermiş

Lüleburgaz'da Çocuk Psikiyatristi

Uzman Doktor Cansın Ceylan

Lüleburgaz'da Dil terapisti

Dil ve Konuşma Terapisti Mervenur Ceylan

Lüleburgaz Duygudurum Bozuklukları

Çocuk ve Ergenlerde Duygu Durum Bozuklukları: Yıkıcı Duygu Durum Düzenleyememe Bozukluğu

Çocuk ve ergenlerde duygu durumuyla ilgili güçlükler; çökkünlük, ilgi kaybı, yoğun sinirlilik veya belirgin taşkınlık gibi farklı biçimlerde görülebilir. Depresyon, bipolar bozukluk ve yıkıcı duygu durum düzenleyememe bozukluğu aynı tanılar değildir. Belirtilerin ne kadar sürdüğü, dönemler hâlinde mi yoksa süreğen biçimde mi yaşandığı ve günlük yaşamı nasıl etkilediği ayırıcı değerlendirmede önemlidir.

Yıkıcı duygu durum düzenleyememe bozukluğu (YDDB), çocuğun çoğu gün belirgin biçimde sinirli veya öfkeli olması ve buna sık, ağır öfke patlamalarının eşlik etmesiyle tanımlanır. Burada yalnızca öfke anları değil, patlamalar arasındaki duygu durumu da önem taşır.

YDDB Belirtileri Nelerdir?

YDDB değerlendirmesinde şu örüntüye bakılır:

Duruma göre belirgin biçimde aşırı olan, yineleyici öfke patlamaları

Patlamaların çocuğun gelişim düzeyiyle uyumsuz olması

Patlamalar arasında günün büyük bölümünde süren, çevresindekilerin de fark ettiği sinirlilik veya öfkelilik

Güçlüklerin ev, okul veya akran ilişkileri gibi birden fazla ortamda görülmesi

Belirtilerin uzun süre devam ederek çocuğun işlevselliğini etkilemesi

Tanı ölçütlerinde öfke patlamalarının ortalama haftada en az üç kez, genel belirti örüntüsünün ise en az 12 ay sürmesi aranır. Bu süre içinde belirtilerin üç ay veya daha uzun bir dönem boyunca tamamen kaybolmamış olması gerekir. Güçlüklerin en az iki ortamda bulunması ve bu ortamlardan en az birinde belirgin düzeyde olması beklenir.

Bu ölçütler, evde birkaç kez yoğun öfke yaşayan bir çocuğa tanı konabileceği anlamına gelmez. Öfkenin bağlamı, çocuğun gelişimi, aile ve okul gözlemleri ile başka olası nedenler birlikte değerlendirilir.

Hangi Yaşlarda Tanı Düşünülür?

YDDB tanısı ilk kez 6 yaşından önce veya 18 yaşından sonra konmaz; belirtilerin başlangıcı 10 yaşından önce olmalıdır. Okul öncesi dönemde yoğun öfke patlamaları yaşayan bir çocuk da elbette değerlendirilebilir. Ancak bu yaşlarda güçlüğü otomatik olarak YDDB adıyla tanımlamak uygun değildir.

Yaş sınırı, küçük çocukların öfkesinin önemsiz olduğu anlamına gelmez. Özellikle patlamalar sıklaşıyor, çocuğun kendisine veya başkasına zarar verme riski doğuruyor ya da aile ve okul yaşamını belirgin biçimde etkiliyorsa gelişimsel ve ruhsal değerlendirme gerekir.

Her Öfkeli Çocukta YDDB Var mıdır?

Hayır. Çocuklar yorgunluk, hayal kırıklığı, değişen rutinler veya karşılanmayan istekler karşısında öfkelenebilir. YDDB’de değerlendirilen tablo, beklenen gelişimsel tepkilerden sıklığı, ağırlığı, sürekliliği ve günlük yaşama etkisiyle ayrılır.

Örneğin yalnızca belirli bir durumda zorlanan ve sonrasında olağan duygu durumuna dönen bir çocuk ile günlerin çoğunda sinirli görünen, farklı ortamlarda sık ve ağır patlamalar yaşayan bir çocuk aynı biçimde değerlendirilmez. Tanı için yalnızca öfke anının görüntüsüne bakmak yeterli değildir.

YDDB ile Bipolar Bozukluk Arasındaki Fark Nedir?

İki durumda da sinirlilik görülebilir. Temel ayrım, belirtilerin zaman içindeki örüntüsüdür. YDDB’de sinirlilik çoğu gün süren bir özelliktir. Bipolar bozuklukta ise gencin olağan hâlinden belirgin biçimde ayrılan mani veya hipomani dönemleri değerlendirilir; bu dönemlerde enerji, etkinlik, uyku gereksinimi ve başka belirtilerde birlikte değişiklikler görülebilir.

Süreğen sinirlilik tek başına bipolar bozukluk tanısı koydurmaz. Öte yandan her öfke patlamasını YDDB olarak adlandırmak da bipolar bozukluğu veya başka bir durumu gözden kaçırabilir. Bu ayrım, çocuk ve ergen psikiyatrisi değerlendirmesinde öykü ve zaman içindeki seyir incelenerek yapılır.

Başka Hangi Durumlarla Karışabilir veya Birlikte Görülebilir?

Sinirlilik ve öfke patlamaları farklı güçlüklerle ilişkili olabilir. Değerlendirmede dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), kaygı bozuklukları, depresyon, karşıt olma karşı gelme belirtileri, travmayla ilişkili güçlükler ve otizm spektrum bozukluğu gibi durumlar ele alınabilir. Uyku sorunları ve bedensel rahatsızlıklar da çocuğun tepkilerini etkileyebilir.

Eşlik eden bir tanı bulunduğunda öfkenin nedeni otomatik olarak açıklanmış olmaz. Örneğin DEHB’si olan bir çocuğun zorlanmalarıyla sürekli sinirliliği birlikte değerlendirilebilir. Kaygı yaşayan bir çocuk ise belirli durumlardan kaçınmaya çalışırken öfkeli görünebilir. Benzer davranışların altında farklı süreçler bulunabilir.

Tanı ve Değerlendirme Nasıl Yapılır?

Çocuk ve ergen psikiyatristi çocukla ve ailesiyle görüşerek patlamaların ne zaman başladığını, ne sıklıkta yaşandığını, öncesinde neler olduğunu ve patlamalar arasında çocuğun nasıl hissettiğini değerlendirir. Ev, okul ve akran ilişkilerindeki işlevsellik incelenir; gerektiğinde öğretmen gözlemlerinden yararlanılır.

Değerlendirme yalnızca “Haftada kaç kez öfkeleniyor?” sorusundan oluşmaz. Sinirliliğin sürekliliği, uyku, dikkat, kaygı, depresif belirtiler, gelişimsel özellikler ve güvenlik sorunları da ele alınır. Ölçekler belirtileri izlemeye yardımcı olabilir; tek başlarına tanı koydurmaz.

Tanının doğru konması tedavi için önemlidir. Öfke patlamalarının kendisi kadar, onlara eşlik eden ruhsal durumların ve çocuğun hangi durumlarda zorlandığının anlaşılması gerekir.

Tedavi Nasıl Planlanır?

Tedavi, çocuğun yaşına, belirtilerin ağırlığına, eşlik eden durumlara ve aile ile okul yaşamındaki gereksinimlerine göre düzenlenir. YDDB için her çocuğa uygulanacak tek bir tedavi veya ilaç yoktur. Bu alandaki tedavi araştırmaları gelişmekte olduğundan, plan mevcut kanıtlar ve bireysel değerlendirme birlikte ele alınarak oluşturulur.

Psikoterapi ve Duygu Düzenleme Becerileri

Çocukla yürütülen çalışmalarda öfkenin erken işaretlerini fark etme, hayal kırıklığıyla baş etme, sorun çözme ve yoğun duygular sırasında davranışını düzenleme becerileri ele alınabilir. Bilişsel davranışçı yöntemler ve sinirliliğe odaklanan yapılandırılmış psikoterapi yaklaşımları bu amaçla değerlendirilmektedir.

Amaç çocuğun hiç öfkelenmemesi değildir. Öfkeyi ifade ederken kendisine ve çevresine zarar vermeden farklı yollar kullanabilmesini desteklemektir.

Aile ve Okulla Çalışma

Aileyle çalışmada patlamaların hangi koşullarda arttığı, yetişkinlerin bu anlarda nasıl yanıt verdiği ve günlük düzenin nasıl kurulabileceği değerlendirilir. Öngörülebilir sınırlar, sakin iletişim ve çocuğun uygun baş etme davranışlarını fark edip destekleme üzerinde çalışılabilir.

Bu yaklaşım, çocuğun güçlüklerinden aileyi sorumlu tutmak anlamına gelmez. Okulda da zorlanma varsa öğretmenlerle uygulanabilir ve tutarlı bir destek planı oluşturulabilir. Evde işe yarayan bir düzenlemenin okulda aynı biçimde işleyeceği varsayılmadan, her ortam ayrı değerlendirilir.

İlaç Tedavisinin Yeri

YDDB’ye özgü, bütün çocuklar için geçerli bir ilaç tedavisi bulunmaz. İlaç kararı yalnızca öfke patlamasının varlığına göre verilmez. DEHB, kaygı veya depresyon gibi eşlik eden bir durum varsa bunun tedavisi planlanabilir. Ağır ve süreğen belirtilerde başka ilaç seçenekleri de yarar ve olası yan etkiler birlikte değerlendirilerek düşünülebilir.

İlaç kullanılıyorsa hangi belirti için başlandığı, tedavi yanıtının nasıl izleneceği ve olası yan etkiler açık biçimde belirlenmelidir. İlaç tedavisi, çocukla ve aileyle yürütülen çalışmaların otomatik olarak yerine geçmez.

Gidişatı Nasıldır? Destek Gecikirse Ne Olabilir?

YDDB belirtilerinin seyri her çocukta aynı değildir. Öfke patlamalarının sıklığı zaman içinde değişebilir; bazı çocuklarda sinirlilik ve günlük yaşamdaki güçlükler sürebilir. Uzunlamasına araştırmalar, çocuklukta süreğen sinirlilik ile sonraki yıllarda depresyon ve kaygı sorunları arasında ilişki olduğunu göstermiştir. Bu bulgu, YDDB tanısı alan her çocukta bu durumların gelişeceği anlamına gelmez.

Belirtiler uzun süre ele alınmadığında aile içi ilişkiler, akran ilişkileri ve okul yaşamı zorlanabilir; eşlik eden DEHB, kaygı veya depresyon gözden kaçabilir. Bu sonuçlar kaçınılmaz değildir. Değerlendirme, güçlüğün nedenlerini ve çocuğun hangi alanlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu belirlemeye yardımcı olur; belirli bir tedavi sonucunu garanti etmez.

Sık Sorulan Sorular

YDDB yalnızca öfke nöbetlerinden mi oluşur?
Hayır. Patlamalar arasındaki günlerde süren belirgin sinirlilik veya öfkelilik de değerlendirmede temel önemdedir.

Beş yaşındaki bir çocuğa YDDB tanısı konabilir mi?
Tanı ilk kez 6 yaşından önce konmaz. Ancak küçük çocukta ağır öfke patlamaları ve işlev kaybı varsa değerlendirme ertelenmemelidir.

YDDB ileride mutlaka bipolar bozukluğa dönüşür mü?
Hayır. Süreğen sinirlilik ile bipolar bozukluğun dönemsel belirtileri birbirinden ayrılır. İleriye dönük çalışmalarda süreğen sinirlilik, sonraki depresyon ve kaygı sorunlarıyla daha çok ilişkili bulunmuştur; tek bir çocuğun geleceğini kesin olarak öngörmez.

Çocuğun okulda sorunu yoksa YDDB tanısı konur mu?
YDDB ölçütlerinde belirtilerin birden fazla ortamda görülmesi aranır. Yalnızca evde yaşanan öfke patlamalarının nedenleri de ayrıca değerlendirilmeye değerdir.

Ne Zaman Değerlendirme Düşünülmeli?

Çocuk günlerin çoğunda belirgin biçimde sinirli görünüyorsa, öfke patlamaları sık ve ağırsa ya da aile, okul ve akran ilişkileri etkileniyorsa çocuk ve ergen psikiyatrisi değerlendirmesi düşünülmelidir. Kendine veya başkasına zarar verme davranışı, intihar düşüncesi ya da güvenliğin sağlanamadığı bir kriz varsa değerlendirme geciktirilmemelidir. Yakın bir tehlike söz konusuysa 112 aranmalı veya acil servise başvurulmalıdır.

Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır; bireysel tanı ve tedavi değerlendirmesinin yerine geçmez.

Kaynaklar

National Institute of Mental Health (NIMH). Disruptive Mood Dysregulation Disorder: The Basics. Tanı belirtileri, eşlik eden durumlar ve tedavi yaklaşımlarına ilişkin bilgilendirme.

American Academy of Child and Adolescent Psychiatry (AACAP). Disruptive Mood Dysregulation Disorder. Aileler için klinik bilgilendirme.

DSM-5: Disruptive Mood Dysregulation Disorder. Tanı ölçütleri, klinik görünüm ve hastalığın seyrine ilişkin derleme.

Leibenluft E ve ark. Chronic versus episodic irritability in youth: a community-based, longitudinal study of clinical and diagnostic associations. Journal of Child and Adolescent Psychopharmacology. 2006. Süreğen ve dönemsel sinirliliğin farklı gidişatlarını inceleyen ileriye dönük çalışma.

A Prospective Study of Severe Irritability in Youths: 2- and 4-Year Follow-Up. Ağır ve süreğen sinirliliğin zaman içindeki seyrini inceleyen çalışma.

Naim R ve ark. An Exposure-Based Cognitive-Behavioral Therapy for Youth With Severe Irritability: A Randomized Trial. Ağır sinirlilikte yapılandırılmış psikoterapiye ilişkin ön bulgular sunan araştırma.

Towbin K ve ark. A Double-Blind Randomized Placebo-Controlled Trial of Citalopram Adjunctive to Stimulant Medication in Youth With Chronic Severe Irritability. Belirli bir klinik grupta ilaç tedavisini inceleyen araştırma; sonuçları bütün YDDB olgularına doğrudan genellenemez.

Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Çocuğunuzun durumu ile ilgili özel değerlendirme ve öneriler için lütfen uzman bir çocuk psikiyatristine danışınız.